« Önceki |

5/8/2009

Engellenme ve Saldırganlık anne babaya düşenler

 
 
Psikanalizden esinlenen ve Dolard ve arkadaşları tarafından 1939'da ortaya atılan bu teorik yaklaşım (frustration-agression hypothesis), saldırgan davranışların temelinde bir engellenmenin bulunduğunu öne sürmektedir.

Teorinin bu ilk versiyonunda, araçsal saldırganlık değil, düşmanca saldırganlık söz konusudur. Bu yaklaşımdaki araştırmacılara göre, saldırganlık, engellenmenin şiddetiyle orantılıdır. Engellenmeye tolerans eşiği, engellenme yaşantılarının birikimine bağlı olarak azalır.

Öte yandan, saldırganlık dışa vurulup ifade edildiğinde, yani saldırgan bir davranış yapıldığında, katartik bir etki uyandırabilir ve yeni saldırganlık eğilimine ket vurulması, saldırganlığın bastırılması sonucunu doğurabilir. Nihayet engellenmenin nedeni olan hedef kişi ortada olmadığında, saldırganlık başka hedeflere (günah keçileri, vb.) doğru yöneltilir. Hedef değiştirme, engellenmenin şiddetinden, ket vurmanın gücünden, eski ve yeni hedefler arası benzerlikten etkilenir.

Engellenme - saldırganlık hipotezi, 1960'larda yeniden formüle edilmiştir (Berkowitz, 1962). Çağrışımcılık perspektifinden yapılan bu yeni versiyon, klasik şartlanma ilkelerine dayandırılmıştır. Buna göre, engellenme-saldırganlık zinciri bazı koşullarda geçerlidir.

Eğer engelleyici kişiyle, durumla veya nesnelerle ilgili bir takım dış işaretler yoksa, engellenen kişi saldırganlıktan başka davranışlar gösterebilir. Ayrıca tüm hedefler saldırgan davranışlar göstermeye uygun değildir, vb. Çağrışımcı model, daha sonraları tekrar ele alınarak geliştirilmiş ve engellenme ile saldırganlık arası nedensellik ilişkisi, başka faktörlerle (örneğin, engellenmenin niyetli olup olmaması, geçmiş yaşantılar, tarafların kişilikleri, sosyal kurallar) ilişkilendirilmiştir  

 
Belli Başlı Nedenleri
 
 
1. Merak; Çocukları oyuncaklarını,merak ettikleri her türlü araç ve gereçleri içinde ne var ne yok diye kırıp,parçalamak isterler. Bu davranışlarını biraz da olağan karşılamak gerekir, bu yoldan öğrenme olanağı da bulacaklardır.

2. Çocukların yetiştirilmesindeki yetersizlikler; onları gerek kendilerine, gerekse başkalarına ait eşyaların oyuncakların nasıl bakılıp korunacağı öğretilmemişse," mal değeri" dediğimiz kavram bir alışkanlık oluşturmamışsa, bu çocuğun tahripkar olması beklenmelidir.

3. Çocukların bir takım huzursuzlukları önemli bir faktördür. Öç almak, kıskançlık ve isyan duyguları sonucunda çocuk başkalarına ait eşyalara zarar verebilir. Sınıflarda başarısız çocukların, özellikle başarılı arkadaşlarının çantalarını,defter ve kitaplarını parçalamaları, yok etmeleri duygusal huzursuzluklarına bağlanabilir. Çünkü çocuk yetersizliğini,çalışkan arkadaşlarına zarar vermek suretiyle denkleştirmeye çalışmaktadır. Bu davranışlar karşısında onu cezalandırmak değil, huzursuzluğun temelinde yatan etkeni bulup gidermek yoluna gidersek görevimizi yapmış oluruz.

4. Çocuğun uygun yollarla saldırganlık duygularını boşaltmasına izin verilmeyen bir ortam çocukta gerginlik yaratır. Doğal bir duygu ve içsel bir dürtü olan saldırganlığından korkan çocuk davranışlarını ayarlamak yerine tümden siner yada dizginsiz bir saldırıya geçer. Dıştan gelen baskı ve kısıtlamalar nedenli büyük olursa tepkide o denli güçlü olur. Dayağın en çok kullanıldığı evlerden en saldırgan çocukların çıkması boşuna değildir. Kendisini esas babası karşısında güçsüz bulan çocuk tepkisini başkasına yöneltir. Evde kardeşlerine,okulda arkadaşlarına saldırır.

5. Saldırgan çocuk temelde güvensiz çocuktur,doyumsuz ve sevilmediğine inanan insan bir çevreden iyi bir davranış beklemediği için ilk tepkisi saldırmak olur,öz saygısı azdır. Kabadayılık gösterileriyle kendini güçlü olmaya inandırmaya çalışır. Kendinden küçüklere karşı acımasız, kendinden güçlüler karşısında,kuşkulu ve sinmiştir.

6. Saldırgan çocuk,dürtülerini dizginlemeyi öğrenme olanağını bulamamış çocuktur. Ana-baba tutumu çok sert ve hoş görüsüz olduğundan çocuk biriken öfkesini ev dışında açığa vurur. Evdeki eğitimin tutarsız olması durumunda ise çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmede güçlük çeker. Bu da toplumsal kuralların benimsenmesini engeller.

7. Gevşek disiplinle yetişmiş bir çocukta saldırgan olabilir. Kendine sınır konmadığı için kuralara uymak yerine herkesin kendisine uymasını bekler.

Tüm bu söylenenlerden anlaşılacağı gibi ana-baba tutumu ve ev yaşantısı saldırganlığın oluşumunda ve gelişiminde baş rolü oynamaktadır. 
 

Saldırganlık Konusunda Ana Baba Öğretmene Öneriler
 
 
1. Ana-baba ve öğretmenler olarak çocuklara saldırganlık örneği olmayınız. Onların gördüğü,duyduğu veya fark ettiği yerlerde hiçi bir zaman eşinize,arkadaşlarınıza ve bilhassa çocuklarınıza karşı saldırgan davranışlar göstermeyiniz.

2. Çocuklarınıza her fırsatta topluma uymayan saldırganca yapılan davranışların zararını topluma uyan davranışların yararlarını örneklerle anlatınız.

3. Saldırgan davranışlar karşısında vurdum duymazlık etmeyiniz, tolerans göstermeyiniz. Özellikle saldırgan olduğu zaman çocuğunuzun hiçbir istediğini yerine getirmeyin. Davranışlarının istenmeyen davranışlar olduğunu gösteriniz.

4. Saldırgan davranışları dayakla cezalandırmayınız. Aksi takdirde çocuğunuzun veya öğrencinizin düşmanlık hislerini geliştirmiş olursunuz. Başka bir yer ve zamanda saldırganlık daha kötü şekilde patlama olarak ortaya çıkabilir.

5. Çocuklar öfkeli,gergin,heyecanlı iken onlarla tartışmayınız. Çünkü bu arada etkileme olmamaktadır. Çocuk sakinleşip hazır hale geldikten sonra davranışının mantıksızlığı ve akılsızca olduğunu birlikte görüşünüz.

6. Çocukta saldırgan davranışlar hakim olduğu zaman onun boşalmasını sağlamak amacıyla çocuğa çekişle bir şeyler kırması ,makasla bir şeyler kesmesi,yumruklayacağı çeşitli oyun araçları(hacıyatmaz) vb. olanaklar sağlayınız. Bunlar çocuğun saldırgan yönlerini doyuracak ve biriken saldırgan enerjilerini zararsız şekilde sarf etmelerini sağlayacaktır.

7. Çocuklarınıza her yaşta beden,ruh ve zihin olguluğuyla uyuşan Çeşitli sorumluluklar vererek saldırganlığını olumlu şeyler yapmaya yöneltiniz.

8. Saldırgan çocukları mümkün olduğu kadar grup etkinliklerine teşvik ediniz. Her fırsatta geniş grup faaliyetleri hazırlayarak çocuğunuza bu gruplarda en iyi yapabilecekleri görev ve sorumlulukları veriniz 

 

5/8/2009

BENLİK SAYGISI GELİŞTİRME

Kendimi Seviyorum

Amaç: Öğrencilerin kendilerini, kim olursa olsun sevgiye layık birer varlık olarak gördüklerini ifade edebilmeleri kazanma.

Malzemeler: Her öğrenci için birer adet 12×18 cm boyutlarında beyaz resim kâğıdı, her öğrencinin birer adet vesikalık fotoğrafı, zamk, boya kalemleri

Süre: 40 dakika.

İşlem: Öğrencilere resim kâğıtları dağıtılır ve fotoğraflarını kâğıtların üst kısmına yapıştırmaları istenir (fotoğraf temin edilmemişse öğrenciler renkli kalem kullanarak kâğıdın üstüne ad ve soyadlarını yazabilirler).

Öğrencilere şu yönergeler verilir:

1.      Şimdi resminizin altına sevdiğiniz, memnun olduğunuz ya da gurur duyduğunuz bir özelliğinizi sevdiğiniz renkte bir kalem kullanarak yazın. Bu özelliğiniz, görünüşünüz, kişiliğiniz, yetenekleriniz ya da becerilerinizle ilgili olabilir.

2.      Şimdi kâğıtlarınızı ters çevirin ve arka yüzüne bu kez kendinizle ilgili hoşlanmadığınız bir özelliği hoşlanmadığınız renkte bir kalem kullanarak yazın.

3.      Tekrar kâğıdın ön yüzüne geçin ve hoşlandığınız başka bir özelliğinizi yine sevdiğiniz renkte bir kalem kullanarak yazın.

4.      Bundan sonra sırayla kâğıtlarınızın arka yüzüne kendinizle ilgili hoşlanmadığınız, ön yüzlerine ise hoşlandığınız özelliklerinizi yazmaya devam edin.

Öğrenciler bu işlemi tamamladıktan sonra aşağıdaki yönerge verilir:

Şimdi kâğıtlarınızın arka yüzünü çevirin ve kendinizle ilgili her eleştirinizi tek tek okuduktan sonra o eleştirinin hemen altına

“……… sam bile kendini seviyorum” ya da

 ………. zaman bile kendimi seviyorum” biçiminde ifadeler yazın. Örneğin; “iyi resim yapamasam bile kendimi seviyorum ya da gözlük taktığım zaman bile kendimi seviyorum gibi”

Cevaplandırma işlemi bittikten sonra öğrencilerden kâğıtlarına yazdıkları ifadeleri sınıfta paylaşmaları istenir.

Öğrencilerin hazırladıkları kâğıtları fotoğraflarının (isimlerinin) bulunduğu yüz öne gelecek şekilde sınıfta ya da evde odalarının duvarlarına asmaları istenebilir.

Öğrencilerin etkinlikle ilgili yaşantıları paylaşılarak etkinlik sona erdirilir.

Değerlendirme: İnsanlar arasında görünüş, davranış gibi konularda ne tür farklılıklar olabilir? Kendinizde sevmediğiniz, değiştirmek istediğiniz şeyler nelerdir? Sizi başkalarından farklı kılan en önemli özellikleriniz nelerdir? gibi soruları sınıfta öğrencilerle birlikte tartışınız.

12/4/2008

SOSYAL BECERİ İÇİN ETKİNLİK ÖRNEKLERİ

SOSYAL BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

ÖĞRETMENLERE ÖN BİLGİ

 Düşük özsaygı düzeyine sahip bireyler çoğu kez gerçek duygularını dile getirdiklerinde onaylanmayacakları ya da reddedilecekleri korkusunu yaşarlar. Yine bu bireyler gerçek kişiliklerini korkusuzca ortaya koymanın, başkaları tarafından dışlanma riskini de beraberinde getirdiği inancındadırlar. Sınıf etkinlikleri ile öğrenciler, duygularının diğer bireyler tarafından kabul edilebileceğini yavaş yavaş öğrenme şansını elde ederler. Hatta yaşadıkları duyguların sınıfın diğer bireyleri tarafından da yaşandığını görmek, onlara güven ve cesaret verebilir. Yine duygularını ortaya koymaktan korkan tek kişinin kendileri olmadığını da bu etkinlikler yoluyla keşfeden öğrenciler kendilerini daha iyi hissedebilirler.

       Özsaygısı düşük bireylerin bir diğer özelliği de kendilerinden pek hoşnut olmamaları ve kendilerini genellikle olumsuz sıfatlarla tanımlayıp değersiz bulmalarıdır. Bu tür bireyler için başkalarından kendileri hakkında olumlu sözler duymak oldukça önemlidir. Bu tür etkinliklerle  özsaygısı düşük bireylerin olumlu geri bildirimler almalarına ortam hazırlanmış olur. Belki de bu şekilde uyumsuz öğrencileri kazanmak için bir şans elde edilebilir.

           Hangi yaş grubunda olursa olsun bir sınıfı oluşturan öğrenciler birbirlerinin belli konularda neler hissettiğini, neler düşündüğünü öğrenmek ihtiyacındadırlar. Bunları öğrenmek öğrencilerin birbirlerini daha iyi tanıyıp birbirleriyle yakınlaşarak sınıfta bir grup ruhunun oluşmasını sağlayarak birlik, beraberlik duygularını da beraberinde getirecektir. Kuşkusuz birlik, beraberlik duyguları içindeki bir sınıfta çok daha huzurlu bir atmosfer oluşacak, şikayetler en aza inecektir.

         Etkinliklerin seçiminde öğrencilerin yaş ve olgunluk düzeyi önemlidir, sınıfın büyüklüğü önemlidir(etkin bir sınıf çalışması için sınıf mevcudunun 30’u geçmemesi gerekir) öğrencilerin o sıradaki psikolojik ihtiyaçları önemlidir.

         Aşağıda yer alan etkinliklerin yararlı olacağı umulmaktadır. Ancak öğretmenler zaman içinde kendi özgün etkinliklerini de rahatlıkla üretebilir ve uygulayabilirler.  

           Öğrencilerin kazanması gereken başlıca sosyal beceriler şunlar olabilir:   

1.İlişkiyi Başlatma ve Sürdürme Becerileri

 -Dinleme

 -Konuşmayı başlatma

 -Konuşmayı sürdürme

 -Soru sorma

 -Teşekkür etme

 -Kendini tanıtma

 -Başkalarını tanıtma

 -İltifat etme

 -Yardım isteme

 -Bir gruba katılma

 -Yönerge verme

 -Yönergelere uyma

 -Özür dileme

 -İkna etme

2.Grupla Bir İşi Yürütme Becerileri

 -Grupta iş bölümüne uyma

 -Grupta sorumluluğunu yerine getirme

 -Başkalarının görüşlerini anlamaya çalışma

3.Duygulara Yönelik Beceriler

 -Kendi duygularını  anlama

 -Duygularını ifade etme

 -Başkalarının duygularını anlama

 -Karşı tarafın kızgınlığı ile başa çıkma

-Sevgiyi, iyi duyguları ifade etme

-Korku ile başa çıkma

4.Saldırgan Davranışlar ile Başa Çıkmaya Yönelik Beceriler

 -İzin isteme

 -Paylaşma

 -Başkalarına yardım etme

 -Uzlaşma

 -Kızgınlığı kontrol etme

 -Hakkını koruma, savunma

 -Alay etmeyle başa çıkma

 -Kavgadan uzak durma

5.Stres Durumlarıyla Başa Çıkma Becerileri

 -Başarısız olunan bir durumla başa çıkma

 -Grup baskısıyla başa çıkma

 -Utanılan bir durumla başa çıkma

 -Yalnız bırakılma ile başa çıkma

6.Plan Yapma ve Problem Çözme Becerileri

 -Ne yapacağına karar verme

 -Sorunun nedenlerini araştırma

 -Bilgi toplama

 -Bir işe yoğunlaşma

 

Etkinlik:Özür Dileme

Amaç:  Kişiler arası ilişkileri geliştirme

Düzey: 7-12 yaş

 

 Aşağıdaki etkinliği tahtaya yazınız ve öğrencilere yapmalarını söyleyiniz. Bu etkinliği sözlü olarak da yapabilirsiniz, bir iki çarpıcı örneği ufak skeç şeklinde sınıfta oynatabilirsiniz.

 1:Aşağıda size bazı durumlar verilmiştir. Bunlardan hangisinde “Özür dilerim” demeniz uygun olacaktır?

-Söylediğiniz saatte arkadaşınıza gidememişseniz

-Arkadaşınızın sizden istediği kitap sizde yoksa

-Arkadaşınızın başına üzücü bir olay geldiyse

-Sınıfa zil çaldıktan sonra girerseniz(örnekleri sınıf seviyesine göre çoğaltabilirsiniz)

 Siz başka hangi durumlarda özür diliyorsunuz veya dilemenizin uygun olacağını düşünüyorsanız aşağıdaki boşluklara yazın.

.......................................................................................................................................................................... .......................................................................................................................

 2:-Özür dilemekte zorluk çektiğiniz oluyor mu?Yazınız.

   -Özür dilerken ne gibi duygular yaşıyorsunuz?Yazınız.

   -Sizden özür dilendiğinde ne hissediyorsunuz?

 

Etkinlik:Zor durumlarla başa çıkabilme

Amaç : Alay etme ile başa çıkma becerisini kazandırma

Düzey:3-16 yaş

 -Öğrencilerle çocukların birbirleriyle alay etmeleri, birbirlerini kızdırmaları hakkında konuşun. Böyle durumlarda neler yapabileceklerini sorun.

 -İki el kuklası hazırlayınız. Şimdi seninle gel kukla oynayalım.. diyerek kuklaları aşağıdaki gibi oynatınız.

 1.Kukla   :( Ağlar)

 2.Kukla   :Ne oldu?Niçin ağlıyorsun?

 1.Kukla   :Arkadaşlarım beni hep kızdırıyorlar, bana şişko diyorlar. Çok kızıyorum. Onlara vurmak istiyorum.

 2.Kukla     :Seni  böyle kızdırdıkları için çok üzgünüm. Ben sana yardım edeceğim.

 1.Kukla     : Nasıl?

 2.Kukla     : Sana çak kolay bir şey öğreteceğim. Böylece arkadaşların seninle bir daha alay etmeyecekler. Böyle zamanlarda yapacağın tek şey ne biliyor musun? Onları görmüyormuş, duymuyormuş gibi yapmak.

 1.Kukla   :Nasıl yapacağım bunu?

 2.Kukla   : Gel seninle çalışalım. Sana ne zaman “şişko” derlerse onlara bakmayacaksın, duymamış gibi yapacaksın, arkanı döneceksin.

 1.Kukla       : Hadi başlayalım. Sen bana “şişko” de..

   “İki arkadaş 5-6 gün çalıştılar. Sonunda.. kendisiyle alay edenleri duymuyormuş gibi davranmayı öğrendi. Böylece alay eden çocuklar onun kızmadığını görünce vazgeçtiler.” diyerek  öykünün sonunu getirin.

     “Şimdi sen de dener misin?”diyerek onu cesaretlendirin. Kuklaları ona verin. Sözcükleri hatırlayamadığı zaman yardım edin. Bitirince kukla oyunu hakkında tartışın.

 Üst sınıflarda kukla yerine, rol yaptırarak bu etkinliği deneyin.

 

Etkinlik: Selamlaşma

Amaç :Görgü kurallarını geliştirme

Düzey : 6-13 yaş

   Bugüne kadar siz bir tanıdığınızın yanından “Merhaba, günaydın” demeden geçtiniz mi? Neden?

..............................................................................................................................

.................................................................................................................

     Bugüne kadar bir tanıdığınız yanınızdan “Merhaba, günaydın” demeden geçti mi ? Siz bu durumda ne hissettiniz?

......................................................................................................................

....................................................................................................................

 

 Etkinlik : Bir isteği ifade etme

Amaç: Kişiler arası ilişkileri geliştirme

Düzey : 6-9 yaş

 Öğretmenin elinde bir çocuğun arkadaşının elinden bisikletini aldığını gösteren bir resim vardır.

 -Bu çocuk arkadaşından izinsiz bisikletini almış, bu uygun bir davranış mıdır?

 -Neden değildir?

 -Peki, bu bisiklete binebilmesi için nasıl bir yol izlemeliydi?

 -Bisikleti alınan arkadaş neler hissetti? Eğer doğru yolu izleseydi neler hissedecekti?

 Öğretmen çeşitli sosyal becerilerin, yaşanabileceği ortamları gösteren resimlerle, hikayelerle, yukarıdakine benzer bir tartışma ortamı yaratarak çocukların uygun davranışları kendilerinin bulmaları için fırsat yaratır. Örnekler öğrenciler tarafından canlandırma yoluyla yapılırsa sonuca ulaşmak çok daha kolay olur.

 

 Etkinlik :Duygularını tanıma

Amaç : Kendi duygularını ifade etmek, başkalarının duygularını fark etmek.

Düzey : 7-14 yaş

1.Öğrencilerle duygular ve duyguların ifadesi üzerine konuşun. Örneğin:

 -“Sevdiğin bir kişiyi gördüğün zaman ne hissedersin?

 -Hasta olduğun zaman ne hissedersin?

 -Arkadaşınla oyun oynarken yenilirsen ne hissedersin?

 -Annenin yeni aldığı  pantolon kazayla yırtıldı. Ne hissedersin?” gibi sorularla farklı duyguları kelimelerle ve yüz ifadesiyle belirtmesini sağlayın.

2. Gazete ve dergilerden farklı yüz ifadelerini gösteren resimleri öğrencilere gösterin. Resimle ilgili bir öykü anlatın. “Bu adam üzgün görünüyor, neden acaba? Belki de kendini iyi hissetmiyordur.” gibi öyküleri öğrencilerin çeşitlendirmesini sağlayın.

3. Öğrencilerinizden : -sevinçli birinin

     -çok üzgün birinin

     - şaşkın birisinin vb. resimlerini çizmesini isteyin.

 

 Etkinlik: Bize katıl.

Amaç : Sosyal ilişkileri geliştirme

Düzey : 7-12 yaş.

     Sinem sınıfta hiçbir faaliyete katılmayan ve hiçbir grup etkinliğinde yer almayan bir kızdır. Sınıfta varlığı ile yokluğu belli değildir. Sorulmadıkça konuşmaz. Olayı iyice tarif ettikten sonra öğrencilere aşağıdaki soruları sorunuz.

 -Sinem’in yerinde siz olsanız neler hissedersiniz? Bu durumdan kurtulmak için neler yapabilirsiniz?

 -Sinem’in arkadaşları onu aralarına almak istemektedirler. Bunun için ne yapmalıdırlar?

     Öğrencilerden çeşitli çözüm önerilerini söylemelerini ve tartışmalarını isteyin. En uygun önerileri sınıfta oynayın.

 

 Etkinlik : Yardımlaşma

Amaç : Arkadaşlık ilişkilerini geliştirme

Düzey : 6-10 yaş

 Emre ve Canan 3.sınıfa giden iki arkadaştır. Öğretmenin verdiği ödevleri yaparken Emre, Canan’a : “Mevsimler nasıl oluyor bana anlatsana..”diye sorar.

 1)Derginin 3.sayfasında yazılı,aç oku.

 2) Öğretmen anlatırken sen neredeydin?

 3) Sen bunu anlayamazsın.

 4) Benim yazdıklarımı oku, anlayamadığın olursa bana sor.

   Yukarıdaki davranış ifadelerini tahtaya yazın ve öğrencilere hangi davranışı seçtiklerini sorun, kağıtlara yazmalarını söyleyin, kağıtları toplayıp cevapları tahtaya yazın ve öğrencilerle cevapları üzerinde tartışın.

 

 Etkinlik: İstenen ve istenmeyen davranışlar

Amaç : İnsan ilişkilerini geliştirici davranışları tanıma

Düzey : 4-5.sınıflar

 İnsan ilişkilerinde size uygun ve doğru gelen davranış ifadelerinin başına çarpı işareti koyun.

  • Hep kendi istediğim olsun isterim.
  • Arkadaşımın elindeki kitabı kalemi çekip alırım.
  • Arkadaşım konuşurken dinlerim.
  • Yalnız kalan arkadaşımı oyuna katmak isterim.
  • Bir arkadaşım bana yardım ettiğinde teşekkür etmeyi unuturum.
  • Hasta olduğunda arkadaşıma “Geçmiş olsun “ derim.
  • Arkadaşım yanlış yapınca gülerim.
  • Sabah okula girince herkese “Günaydın” derim.
  • Zor bir durumda olan arkadaşıma yardım edecek vaktim olmaz.
  • Kendimde olan ders araç gereçlerini arkadaşımla paylaşırım.
  • Herkesle güler yüzle konuşurum.
  • Kantin kuyruğunda öne geçmeye çalışırım.
  • Bildiklerimi kendime saklarım.
  • Arkadaşım yeni bir şey giydiğinde “Güle güle giy” derim.
  • Yemeklerden sonra anneme “Eline sağlık anneciğim” derim.
  • Sınıfta arkadaşlarımın saçını çeker veya tekme atarım.

 Örnekleri sınıfın eksik olduğu durumlara göre çoğaltabilirsiniz.

Etkinlik : Yaramazlar öğretmen olursa

Amaç : Yaptığı davranışın farkına varabilme

Düzey : 6-7-8. sınıflar

  •  
    • Öğrencilere, yaramazlık yapanlar ve yapmayanlar olarak kendiliklerinden iki gruba ayrılmalarını söyleyin. Yaramaz olup da yaramazlık yapmayanların sırasına geçmek isteyen olur ve itiraz gelirse sınıfta oylama yapın.
    • Yaramaz grubun sınıfta ne tür yaramazlıklar yaptıklarını tahtaya yazmalarını isteyin. Siz de gördüğünüz yaramazlıkları ekleyin.
    • Yaramazlık yapanların arasında en fazla yaramazlık yapan öğrenciyi belirleyin.
    • Belirlediğiniz öğrenciye ; bu sınıfta aşırı derecede gürültü yapıldığı, bazı çocukların kavga ettiği vb. bu sınıfın yaramaz bir sınıf olarak tanındığı.. gibi sorunları hatırlatın.
  •     Öğrenciye:” Şimdi sen yirmi yıl sonrasına gittiğini, ......... yaşında olduğunu ve bu sınıfın öğretmeni olarak tayininin bu okula çıktığını düşün. Bu sınıftaki sorunların nedenlerini belirle ve problemi çöz.” deyin. Öğrencinin çözüm yollarını tahtaya yazın ve bunları uygulamasını isteyin. Sınıfın kontrolünü bu öğrenciye bırakın. Diğer öğrencilere her zaman davrandıkları gibi davranmalarını söyleyin. Uygun olmayan çözüm yollarında öğrenciyi uyarın.

       Dersin sonunda o öğrencinin neler hissettiğini, neler yaptığını ve diğer öğrencilerin de neler hissettiklerini sorarak bir tartışma ortamı oluşturun.

    Etkinlik : Kötü söz kötü ağza yakışır.

    Amaç : Öğrencileri argo ve küfür sözcükleri kullanmaktan vazgeçirme.

    Düzey : 3-8.sınıflar

         Öğrencilere şu yönergeyi verin : “Bir kağıda argo ve küfür olarak bildiğiniz 3 kelimeyi yazın. Bu kelimeleri ne zaman kullandığınızı ve bu kelimeleri kullandığınızda karşınızdaki kişiden nasıl karşılıklar aldığınızı yazın.

         Öğrenciler yazdıktan sonra kağıtları toplayın. Belirtilen argo ve küfür kelimeleri tahtaya yazın ve her bir kelimenin kaç kişi tarafından yazıldığını çeteleyin. Tahtaya yazamayacağınız kadar kötü kelimeler varsa, bunları yazmayın ve bu durumu öğrencilere söyleyin.

           Hangi durumlarda küfrettiklerini de tahtaya yazın. Büyük olasılıkla kızgın ve öfkeli olduğu durumlarda bu sözcükleri kullanıyorlardır.

           Öğrencilere, “Kızdığınızda küfredersiniz, karşınızdaki de size küfrediyor. Böylece kötü söz yine size dönüyor. Bundan sonra kızgınlık ve öfkenizi bu kelimelerle belirtmek yerine hangi kelimeleri kullanabilirsiniz?” diye sorun.

     Etkinlik : Saldırganlık Yerine Kullanılabilecek Beceriler

       Meral arkadaşı Lale’nin davranışından çok rahatsızdır ve içinden ona bağırıp çağırmak gelmekte, bir yandan da kendini kontrol etmeye çalışmaktadır. Neler yapabilir?

    • Dur ve 10’a kadar say.
    • Ne hissettiğini düşün.
    • Seçeneklerini düşün.
    • -    Oradan uzaklaş.
    • Rahatlamaya çalış.
    • Nasıl hissettiğini yaz.
    • Birisiyle bu konuda konuş.
    • Bahçede koş, bir tur at.
    • En iyi seçeneği uygula
    • Etkinlik : Kavgadan uzak durma
  •     Öğrencilerinize “Bir arkadaşınız ayağınıza çelme taktı” ne yaparsınız? Diye sorun. İfade edilen seçenekleri tahtaya yazın. Uygun olmayanları eleyin ve sonunda aşağıdaki listenin oluşmasını sağlayın.
    • Dur ve 10’a kadar say.
    • Problemin ne olduğunu düşün.
    • Seçeneklerini düşün:
      • Oradan uzaklaş.
      • O arkadaşınla uygun bir şekilde konuş.
      • Probleminizi çözmesi için birisinden yardım iste.
    • En iyi çözümü uygula.

    Etkinlik : Alay etmeye karşı koyma

  •     Gül kendisiyle “cadı” diye alay edenlere karşı ne yapacağını şaşırmıştır. Ne yapabilir?
    •  
      •  
        • Dur ve 5’e kadar say.
        • Seçeneklerini düşün.
      • -Seninle alay edenleri görmezlikten gel.
      • -Onlara uygun bir şekilde kendini nasıl hissettiğini söyle.
      • (Sen............... dediğin zaman ........................... hissediyorum.)
      • -Onlara alay etmemeleri için bir neden söyle.
        • En iyi seçeneği uygula.

    Etkinlik : Sıkıntılı görünen bir arkadaşınıza kendisiyle ilgilendiğinizi göstermek.

    •  
      •  
        •  
          • Karşındaki kişinin problemi olup olmadığına karar ver.
          • Yanına giderek kendisini sıkıntılı gördüğünü ifade et.
          • “Sana yardım edebilir miyim?” diye sor.
          • Onun hoşuna gidebilecek bir şey yap.
          • Onun dikkatini başka yöne çekecek bir faaliyet yap.
          • Onu yalnız bırak.

    Etkinlik : Otobiyografi

    Amaç: 1 - Öğrencilerin benlik algılarını genişletmelerine yardımcı olmak.

     2- Öğrencilerin bazı özelliklerinin değiştiğinin farkına varmalarını sağlamak.

    Düzey : 3. sınıf ve üzeri.

    • İsim :
    • Doğum tarihi :
    • Doğum yeri :
    • Seni en iyi tanımlayan beş kelime nedir?
    • Ailendeki her bir bireyi tanımlayacak beşer kelime neler olabilir?
    • Okul dışındaki zamanlarını nasıl geçiriyorsun ?
    • Boş zamanlarında yapmaktan en fazla ve en az hoşlandığın şeyler neler ?
    • En fazla ve en az hayranlık duyduğun kişilerin özellikleri neler?(İsim vermeyin9
    • En iyi arkadaşın kim? Neden iyi arkadaşsınız?
    • En sevdiğin TV programı hangisi *
    • En sevdiğin spor hangisi ?
    • Arkadaşların seni  niye seviyorlar ?
    • Sence arkadaşlığın anlamı nedir ?
    • Bu okul hakkında neler düşünüyorsun?
    • Şu andaki en önemli amacın nedir ?
    • Şu anda kendinden memnun musun? Değiştirmek istediğin özelliklerin var mı?
    • Senin için hayatın anlamı ne ?

    Bu soruları form şeklinde düzenleyip tercihen sene başında öğrencilere dağıtıp cevaplamalarını isteyin. Gelecek sene aynı formu bir kez daha cevaplasınlar.Sonra bir önce cevapladıklarını da vererek karşılaştırmalarını, nelerin değiştiğini ifade etmelerini isteyin.

    Etkinlik 1:

    Güven Verici Bir Ortamın Oluşturulması

    Uygunluk Düzeyi: İlköğretim ikinci kademe

    • 1- Öğrencilerle öğretmenin de içinde bulunduğu bir grup oluşturun.
    • 2- Öğrencilerden okula ilişkin istedikleri bir ya da birkaç şeyi dile getirmelerini isteyin.
    • 3- Okula ilişkin söyleyecekleri şeylerin olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabileceğinin altını çizerek, istediklerini söyleme konusunda onları güdüleyin ve cesaretlendirin.
    • 4- Öğretmen de dahil herkesin uyması gereken şu kuralları belirtin:
    • -Hiç kimse etkinlik süresince diğerlerinin söylediklerine gülmemeli,
    • -Hiç kimse öğretmenden izin almadan konuşmamalı,
    • -Etkinlik sürecinde yaşananlar eleştirilmemeli,
    • -Sınıfta konuşulanlar ve yaşananlar sınıf dışına taşmamalıdır.
  •   Öğretmen grupta yer alan ancak konuşmaktan çekinen öğrencileri uygun bir üslupla etkinliğin içine çekerek aktif kılmaya, konuşturmaya teşvik etmelidir. Tehdit edici olmayan bir ortam oluşturmak ve onları cesaretlendirmekle bu etkinliğe aktif bir biçimde katılmaları sağlanabilir

    Etkinlik :

    Korkuları, Umutları ve Beklentileri Paylaşma

    Uygunluk düzeyi:Her yaş grubu

         Öğrencilerden aşağıda yer alan eksik cümleleri tamamlamalarını isteyin.

    1-....................................................................   kendimi mutlu hissederim.

    2-........................................................................kendimi üzgün hissederim.

    3-........................................................................kendimi kızgın hissederim.

    4-..................................................................kendimi aptal hissederim.

    5-..................................................................kendimden hoşnut olurum.

    6-...................................................................kendimi korkmuş hissederim.

    7-...................................................................kendimle gurur duyarım.

    8-.............................................kendimi ...................... hissederim.

    9-.............................................kendimi ........................hissederim.

             Eksik bırakılmış bu cümleler yazılı olarak tamamlanabileceği gibi, sözlü olarak da tamamlanabilir. Ancak unutulmaması gereken nokta, her cümleden sonra bunun üzerine konuşmak ve tartışmaktır.

     

    Etkinlik :

    Başkalarını Mutlu Etme

    Uygunluk Düzeyi: İlköğretim birinci ve ikinci kademe

         Diğer insanları nasıl mutlu edebileceğimiz konusunda sınıfça bir tartışma zemini oluşturmak. Bu süreçte aşağıdaki soruların gündeme getirilmesi ve tartışmanın bu soruların yanıtlarına dönük olması gerektiği vurgulanmalıdır.

    1-       Diğer insanları mutlu edebilmek için neler yapıyoruz?

    2-       Diğer insanları mutlu edebilmek için neler yapabiliriz?

    3-       Diğer insanları mutlu edebilmek için neler söylüyoruz?

    4-       Diğer insanları mutlu edebilmek için neler söyleyebiliriz?

    5-       Diğer insanları mutlu ettiğimizde onlar neler hissediyorlar?

    6-       Diğer insanları mutlu ettiğimizde bizler neler hissediyoruz?

     

     

    Etkinlik :

    Arkadaşlık Kurma

    Uygunluk Düzeyi: Her yaş grubu

         Öğrencilerin iyi bir arkadaşta olmasını istedikleri özelliklerin ne olduğu konusunda tartışmalarını isteyin.

     

     

    Etkinlik :

    Olumlu Geri Bildirim Verme

    Uygunluk düzeyi: Her yaş grubu

         Bir halka oluşturan öğrencilerden biri seçilir ve hedefe alınır.

    Daha sonra bu öğrenci hakkında sınıfın geri kalan üyelerinin sırayla olumlu ve takdire şayan bir şey söylemeleri istenir. Olumlu şeyler gelmeye devam ettiği sürece bu öğrenci hedefte kalmaya devam eder. Kimsenin söyleyecek olumlu bir şeyi kalmayınca en son olumlu özelliği söyleyen öğrenci oyunu kazanmış olur. Daha sonra sırayla diğer öğrenciler de konu merkezi olur ve sınıfın diğer üyelerinden olumlu geri bildirimler alırlar. Böylece sınıftaki herkes kendilerine ilişkin takdir dolu sözleri diğerlerinden duymuş olurlar.

     

       Bunlardan başka ihtiyaç duyulan konularda örneğin fiziksel özelliklerinden ötürü bir kimseyle alay etme, öğrencinin derste başarısız olması durumunda üzerine gitme, şikayetlerin çok olması, kız-erkek grupları arasında tartışma vb. konularda ufak canlandırmalar yapılarak konu sınıf düzeyinde tartışmaya sunulabilir.

     

    HAYIR DİYEBİLME

    •  
      • Amaç: Kendisi için zararlı olacağını düşündüğü bir eylem teklif
      • edildiğinde hayır, diyebilme.
      • İşlem: Aşağıdaki açıklamayı sınıfta okuyunuz.
  • ‘Bazen insanlar kendileri için zararlı gördükleri ve bu nedenle yapmak istemedikleri bazı işleri yapmak için arkadaşlarının yoğun baskısı altında kalabilirler ve onları gücendirmemek, arkadaşlıklarını kaybetmemek için ‘evet, peki” demek zorunluluğunu duyabilirler ve bu yüzden de kendilerini sıkıntılı durumlara sokabilirler. Aslında gerçek dostlar insanı zarara sokacak işleri teklif etmemelidir. Ama bu teklifleri yapanlar işin kötü sonuçlar doğurabileceğini düşünememiş olabilirler. Burada önemli olan, sizlerin yapılan teklifleri irdeleyebilmemiz ve zarar getireceğini düşündüğünüz durumlarda, arkadaşlığı kaybetmeyi göze alarak, ‘Hayır!” duyabilmemizdir.

     

    Bu açıklamadan sonra öğrencilere, ikişer kişilik gruplar oluşturmalarını söyleyiniz. İki kişiden biri bir öneride bulunma, diğeri buna “Hayır kusura bakma bunu yapamam” deme rolünü üstlenecektir. Teklifi yapan ısrar edebilir, ret eden kararında direnmelidir.

     

    Aşağıda bazı zararlı sonuçlar doğurabilecek eylem önerilen örnek olarak verilmiştir. Öğrenciler bunlara başkalarını ekleyebilirler.

    • Tarih derslerini asıp sinemaya gidelim
  • Sen sigara içmiyor musun? Bir de erkek olacaksın, hadi bir tane dene
    • Şu senin kompozisyon ödevlerini versene! Ben yazamadım, seninkinden fikir alırım belki.
    • Sınavda kağıdını aç, iyice görebileyim. Arkanda oturuyorum, ona göre hat...
    • Hiç ilaç denedin mi? Çok keyifli oluyor, bütün sakıntılarından kurtuluyorsun. Bir dene, beğenmezsen bırakırsın.
    • Şu fizik notlarını versene yarınki sınava hazırlanacağım da.
    • Sınavların kaldırılması İçin eylem yapacağız, sen de gel.
  • Sırası ile her bir çiftin yukarıdaki cümlelerden biri ile (veya kendi buldukları başka cümlelerle )bir kere karşılıklı konuşmalarını sağlayınız.
    • Örneğin;
  • Yılmaz: -Matematik yazılısını atlatmak için hepimiz dersi asacağız, sen de katılacaksın.

    Ünal: -Hayır yapamam, kusura bakma.

    Aynı egzersizi bir defa da rolleri değiştirerek yaptırabilirsiniz.

    Bu egzersiz sırasında öğrencilere neler hissettiklerini sorunuz. Yaşantılarını arkadaşları ile paylaşmalarını teşvik ediniz.

     

    ÖĞRETMEN-ÖĞRENCI İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRME

    Amaç: Öğretmen ve Öğrencilerin birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlama.

    Öğrencilerle ilişkilerinizi geliştirme, onları anlamakta mümkün olabilir. Öğrencilerinizi anlamak için, onların kendilerini özgürce ifade edebilmelerine fırsat veriniz. Bu hem Öğrencilerin kişilik gelişimlerine katkıda bulunur hem de onların düşüncelerini öğrenme fırsatınız olur. Öğrencilerinizden zaman dersin sonunda, ‘Bugün, benim davranışlarımdan (ders anlatma ve insan ilişkileri açısından) sizin hoşunuza giden ve gitme yen/eri yazın. Kağıtlara kimliğinizi belirten herhangi bir şey yazmayın” deyin.

    Bu kağıttan toplayıp dersten sonra okuyunuz ve biriktiriniz. Bir yan yılda bir kaç kez olmak üzere sıklıkla belirtilen hususları sınıfta okuyunuz ve tahtaya yazınız. En fazla beğenilen ve beğenilmeyen davranışlarınızı sınıfla tartışınız.

    • 25/3/2008

      KARMAŞIK DUYGULARI ANLAMAK

      Yüksek fonksiyonlu v eya aspergerlerde önemli bir handidap, zihin kuramı teorisiyle açıklanır.

      Pek çok kaynakta bu teorinin ne olduğu yazılıdır.Ancak bu handikapı aşmak için ne gibi yollar izlenmeli? Bu yöntemleri uygulamak, sadece profesyonel eğitimcilere bırakılmış gibidir.

      Kuşkusuz ebeveyn olarak bunu bilmeli, gündelik yaşama  doğallıkla uyarlama yollarına gidebilmeliyiz.

      Akranlarınca kandırılmak, olmadık alaylara vb maruz kalmak, PDD_NOS ,asperger vb. için kaçınılmaz gibi görünse de, bazı kavramların içi doldurulmalı.

      4 ana duyguyu genellikle kavrar ve tanımlarlar.Hatta kendilerinde de tanımladıkalrını görürüz.

      Bu duyguların içi dolu olarak kavranmasından sonra, sanırım diğerleri için çalışılmalı.

      Temple Grandin , resimlerle düşünmek kitabında buna yer verir.''Öfke, korku,sevgi,üzüntü haricinde karmaşık duyguları anlayamıyor tanımlayamıyordum.''...diyor.

      Bu bağlamda,

      şaşırmak,

      kandırılmak(bu duygu değil ama duyguya yol açan eylem),

      özlemek,

      aşık olmak,

      kıskanmak,

      öc almak,

      çekinmek, utanmak,

      pişman olmak

      hayal kırıklığı yaşamak

      hüzünlenmek

      kalbi kırılmak,küsmek (Mecaz içeren hisler ve tanımlar da var)

      sabrı taşmak

      ödü kopmak 

      gibi durumların, sosyal hikaye ile bol bol örneklendirilmesi, günlük yaşamda, tv izlerken , dışarda parkta , vb...yeri geldikçe dikkat çekilip

      gösterilmesi, bol bol kendi dugularımızdan örnek verilmesi , bu hislerin içini doldurarak ,çocuğun beyninde az-çok bir tanım belirmesine yol açacaktır.

      Belki ,incinmeden korunma ve kendini savunabilme konusunda özgüven geliştirecek, kaygıyı azaltacaktır.

      Duygular   öğretilebilir.Aslında duyguları vardır.Bunların tanımlanmasında ve karşı tarafın ne hissettiğini ve yapmaya çalıştığını umma konusunda yetersizlikleri vardır.

       

      23/3/2008

      kendini kontrol -sorun çözme üzerine oyunlar

      Bu yazımızda farklı uygulamalı oyunlar bulacaksınız. Bu oyunlar kişinin kendisini tanımasına, duygularını kontrol etmesine, davranış değiştirmesine yardımcı olacaktır. Şimdiden kolay gelsin.

      DAMARINA BASMAK

      Amaç     : katılımcılardan öfke tepkilerini anlayabilme ve bu tepkilerini daha iyi kontrol edebilmelerine yardımcı olmak.

      Süre       : 30-45 dakika

                    Malzeme: Kağıt, kalem

      Katılımcılardan aşağıdaki soruları yanıtlamalarını isteyiniz.

      • Hangi sözcükler benim damarıma basılmasına yol açar?

      • Beni kızdıran sözcükler nelerdir?

      • Hangi tür beden dilinin kullanılması (Jest ve mimikler) beni çileden çıkarır?

      • Kızgın olduğumu nasıl anlarım? Ne tür belirtiler ortaya çıkar?

      • Damarına basıldığı zaman ne tür tepkiler veririm?

      • Öfkemin patlama kısa mıdır? Ya da daha uzun sürede mi öfke patlaması yaşarım.

      • Ne kadar sürede öfkelenirim?

      TARTIŞMA

      • Gönüllü birkaç katılımcıdan insanların damarına basılmasına neden olan sözcük ve davranışları sıralamalarını isteyiniz. Bu sözcük ve davranışlar grup içerisinde başka kimleri kızdırıyorsa onların da ellerini kaldırmalarını isteyiniz.

      • Katılımcılardan neden böyle kendilerini öfkelendiren hassas noktalarının olduğunu düşünmelerini isteyin. Bunların oluşumunda onları nelerin etkilediğini düşünmelerini sağlayın.

      • Kısa süreli parlama ile uzun süreli parlama arasındaki farklı tartışın. Bunların her ikisinin de yararlarına ve zararlarını görmeye çalışın.

      • Tüm bunlardan sonra öfke patlama sürenizin değiştirilebilir misiniz?

      ÖFKEYİ ANLAMAK

      Amaç     : Öfkeyle başa çıkmanın sağlıklı ve sağlıksız yollarının ayırdığa varmak.

      Süre        : 20-30 dak.

      Malzeme : Tahta, tebeşir

      Büyük grup tartışması ve grubun sonunda ortaya çıkan görüşlerin rapor edilmesiBeyin Fırtınası:

      • Öfkeyle baş edebilen sağlıklı ve sağlıksız yollarının tartışılması

      • Katılımcıların öfkeleriyle başa çıkmada kullandıkları yolları belirlemelerini isteyiniz. Bu belirlemeleri tahtaya sıralayınız. Eğer grup üretiminde yavaşlar ise, onlara geçmişte öfkeleriyle nasıl başa çıktıklarını söyleyin ya da çevrelerindeki insanların öfkelerini nasıl sergilediklerini anlatmak isteyin.

      Tartışma:

      ·        Öfkeyle baş etmede kullanılan sağlıklı ve sağlıksız yollar vardır. Bunlar arasındaki farklar nedir sizce?

      • Tahtaya yazılan listeye bakılarak sağlıklı çözüm yollarının karşısına artı, sağlıksız olan yolların karşısına aksi işareti koyunuz.

      • Öfkeyle başa çıkmada kullanılan sağlıksız tepkiler nasıl şiddete yol açar?

      • Bu sağlıksız tepkiler yerine verilebilecek olan sağlıklı tepkiler neler olabilir?

      • Tüm bu tartışmalardan sonra öfkesini sağlıksız tepkiler ifade eden bir arkadaşınıza neler söyleyebilirsiniz?

      Öfke Anında Verilebilecek İlkyardım Tepkileri

      1. Öfkeli olduğumuz zamanlar ne tür tepkiler gösterdiğimizi araştırın ve bulun. Neleri yamaktan vazgeçebilirsiniz? Bunları önceden saptayın.

      2. Gereksinimleri karşılanamamış kişiler genellikle saldırmaya hazırdırlar. Ancak onların bu gerginlikleri ve kızgınlıkları kabul edilip anlaşılmaya başlandığı zaman onları aramızdaki ilişkinin birdenbire yumuşayıp değişmeye başlandığını görürsünüz.

      3. Öfke yaşayan kişinin konuşmasına izin verin ki yoğun öfke duygularını dışa vurabilsin. Öfke duygusu ifade edilmeye başlandığında bireyin içinden çıkar, dışarıya atılır ve kısa bir süre içerisinde söner. Birey yoğun duygular yaşarken ona açıklama getirmek, bilgi vermeye çalışmak anlamsızdır.

      4. Her ne kadar öfke duygularını dışa vurmada sergilenen tepkileri kabul etmesek de, insanların öfkelenebileceklerini ve öfkenin normal bir duygu olduğu gerçeğini kabul edip, öfkelenen kişinin bu duyguyu yaşamasının onun değerinden hiçbirşey kaybettirmediğini bilmeliyiz ve bu duygumuzu da karşımızdaki kişiye iletmeye çalışmalıyız. Her insanın zaman zaman yanlış yapma özgürlüğünün var olduğu gerçeğini de kabul etmeliyiz.

      5. Kızgın ve öfkeli kişi uygun biçimde davranamaz. Söylenenleri ve yapılanları yanlış anlayabilir. Bu durumdaki bir kişiyle iletişim kurabilmek güçtür. Sağlıklı bir iletişim kurabilmek için aşağıdaki önerileri izleyebiliriz.

      a)      Sözel olmayan dinleme becerileri kullanılmalıdır. ( Baş sallayarak onaylamak, ilgiyle dinlediğimizi göstermek)

      b)      Israrcı olunmamalı ve öfke olarak yorumlanabilecek duygusal tepkiler gösterilmemelidir.

      c)      Sakin olunmalıdır. Eğer uygun ise “ Senin söylemek istediklerini dinlemek istiyorum” ya da “ bu çok önemli olmalı, lütfen anlayabilmem için biraz daha yavaş anlatabilir misin?” gibi tepkiler verilmelidir.

      d)      Öfkeli olan kişinin kabul edildiğini ve kendisiyle ilgilenildiğini hissetmesi için az ve öz konuşulmalıdır.

      1. Eğer soruna hızlı çözüm getirecek bir öneri var ise bu hemen söylenmelidir.

      2. Öfke yaşayan kişi konuşmaya hazır ise onun duygularına tepkide bulunulmalıdır. Onun duyguları yansıtılmaya çalışılmalıdır. (Görüyorum ki çok kızmışsın).

      3. Eğer siz de sorunun bir parçasıysanız bu kabul edilmelidir. Sorun paylaşılmazsa çözümü güçleşir ve büyür.

      4. Öfkeli kişinin davranışlarından bazılarına katılıyorsanız bu belirtilmelidir ya da onun bazı olumlu davranışları övülmelidir. Yani öfke anında bile, karşıdaki kişinin bazı olumlu yönleri bulunup vurgulanmaya çalışılmalıdır.

      5. Her zaman karşınızdaki kişiye yardımcı olmaya hazır olduğunuzu iletirseniz öfke kontrolü kolaylaşır.

           Durum

        Duygu

       Düşünce

        Fizyolojik

          Belirti

      Tepkimiz

      Diğerlerinin

          Tepkisi

      Tam o sırada neredeydiniz ve ne yapıyordunuz? Olay neydi?

      Ne hissettiniz?

      Aklınızdan

      Neler geçiyordu?

      Bedeninizde

      Ne gibi değişiklikler

      Hissettiniz?

      Bu durumda

      Ne yaptınız?

      Etrafınızdaki

      Diğer kişiler

      Ne dedi ve ne Yaptı?

                

      Öfkeyi Kontrol Edebilme İlk Yardım Önerileri

      1. İnsan en öfkeli olduğu anda yani kızgınlığı doruk noktasına ulaştığında bile tüm davranışlarının kendi kontrolü altında olduğunu kendine hatırlatmalıdır ( öfke duygularımı kontrol edebilirim).

      2. Birey hızla dikkatini yoğun öfke duygularından koparıp başka bir yöne çevirmelidir. Örneğin; Ona kadar saymak, Alfabenin harflerini sıralamak, Dokunma duygusunu devreye sokarak bireyin yakınındaki bir objeyi eline alası, sıkması ya da incelemesi. Bu davranışların altındaki mantık nötr olan bir nesneye ya da eyleme dikkatini yönelterek geçici olarak yoğun öfke duygularından uzaklaşabilmektir ya da bir tür zaman kazanmaktır.

      3. Gevşemeye çalışmalıdır. Derin bir nefes almak ve yavaş yavaş nefes vermek gevşemeye yardımcı olur.

      4. Eğer mümkün ise çatışma ortamından birkaç dakika uzaklaşmaya çalışmalıdır.

      5. Olumlu düşünceler beslenmeli ve birey kendisini rahat, hoş bir ortamda hayal etmeye çalışılmalıdır.

      6. Müzik kullanılmalıdır ( sevilen, rahatlatıcı bir parça seçilip dinlenebilir, bir müzik aleti çalınabilir ya da şarkı söylenebilir).

      7. Birey enerjisini üretime kanalize etmelidir ( fiziksel etkinlikler, çeşitli sanatsal etkinlikler ya da bir şeyler üretmek).

      8. Birey hoşuna giden, kendisini eğlendiren bir şeyler yapmaya yönelmelidir.

      9. Bir dostla ya da arkadaşla sohbet edilmelidir.

      10. Bireyin çevresinde hiç kimse yoksa en etkili yol, kendi kendine konuşması, bağırması olabilir.

      11. Öncelikle gevşenilmeli. Beden hareketleri yapılmalıdır. Sistematik olarak kaslar gevşetilmeli ya da kısa süreli bir yürüyüş yapılmalıdır.

      12. Gülün. Katılarak, kahkaha atarak gülmek öfke duygularını uzaklaştırır.

      13. Eğer birey olan sorununuz hızlı bir değerlendirmesi yapılmalıdır.

      * Hala kızgın mısınız?

      Tüm bunlar bir dizi öneridir. Aslında öfke anında ne yapacağınızı ya da yapmayacağınızı olayların akışı belirleyecektir. Ancak yene de bu önerilerden bir kaçını akılda tutup uygulamaya çalışmak size biraz nefes aldırabilir. .u ilk yardım önerileri bazen insani rahatlatabilir. Ancak öfkenin nedenleri ortadan kalkmamıştır. Bu rahatlama döneminden sonra öfkenin köküne inilmeye ve nedenleri bulunmaya çalışılmalıdır. Eğer öfkenin üstü örtülür, kökenine inilmez ise bir süre sonra bu duyguların kızgınlıkların tekrarlanabilme olasılığı artar. Birey öfkenin kökenine inebilmeyi psikolojik yardım alarak yapabilir ya da kendi kendine de uygulayabileceği bir çok yol vardır.

      Öfkenin Denetim Altına Alınabilmesi

      1. Öncelikle öfkenin doğal bir duygu olduğu kabul edilmeli ve tanınmaya çalışılmalıdır.

      2. Öfke duyguları yoğunken çevredeki insanlara zarar vermeye çalışılmalıdır.

      3. Öfke duygusunu askıya alarak enerji daha farklı etkinliklere yöneltilmelidir.

      4. Öfkenin kaynağı araştırılmalı ve bulunmaya çalışılmalıdır.

      Tüm bunların başarılabilmesi için “ öfke günlüğü” tutulması yararlı olur.

      * Birkaç hafta boyunca birey kendini öfkeli ya da kızgın hissettiği zamanlardaki duygularını not edebilir.

      * ÖFKE sözcüğü yazıp serbest çağrışım yoluyla birey aklına gelenleri yazabilir.

      Her iki yöntemde öfkenin kaynağı ile ilgili önemli ipuçları verir.

      1. Öfke duygusunu başlatan olayı araştırın ve bulun. Aslında insanı öfke anına  taşıyan bir dizi olay yaşanmıştır. Öfke patlamasına neden olan duygusal baskı belirli bir zaman içerisinde oluşmuştur.

      2. Birey kendi kendisine öfke duyguları tarafında kontrol edilmeyeceğini tekrarlamalı ve bir tür söz vermelidir.

      3. Yapıcı eylemler planlayınız:

      a)      Öfke duyguları kişilerle konuşulmalı ve gerekirse kişilerle yüzleşilmeli

      b)      Gerekirse yüzleşiniz.

      c)      Uygun olunsa tarafların katılımıyla bir grup yapılmalı ve bireyi inciten kişi affedilmeye çalışmalı.

      d)      Sizi affeden kişiyi affediniz.

      e)      Yaralı olacağına inanılırsa psikolojik yardım alınız.

      8. Öfkeyle baş etmek için bireyin önceden saptadığı planlarını prova edip, uygulamaya çalışmalıdır.

      Unutulmamalıdır ki, öfke duygularının ortaya çıkmasına içsel ya da dışsal durumların mı neden olduğu bilmek insanın öfkeli, kızgın tepkiler vermesini engeller ve yaşadığı öfkeyi ifade edebilmesine yardımcı olur.

      ÖFKEYİ ANLAMAK VE ÖFKE İLE BAŞETMEK

      • Öfke yaşanması hiç de hoş olmayan bir duygudur. Yaşanan sorunların bir sonucudur. Aynı zamanda yeni sorunların doğmasına neden olur.

      • Öfke duygusu evrenseldir. İnsan olmanın bir özelliğidir. Her an herkes için bu duyguyu yaşama olasılığı vardır.

      • Eğer öfke duygusunun olduğu gibi ortaya çıkmasına izin verilirse, insanı yıkıcı davranışlara yönlendirme gücü yüksektir.

      • Doğru ifade edilebilir, sağlıklı bir biçimde dışa vurulabilir ise, insanın gelişimine katkıda bulunur.

      • Öfke genellikle incinmelere, küskünlüklere, kavgalara, şiddete ve yanlış anlaşılmalara neden olur.

      • Sağlıklı bir biçimde dışa vurulmadığı saman ise, büyük bir enerji birikimine neden olan yoğun gerginlik, engellenmişlik duygularının yaşanmasına yol açar. Böylesi bir birikim ise, insanı patlamaya hazır ancak, ne zaman patlayacağı kestirilemeyen bir ayaklı bomba haline getirir.

      • Yaşanan çatışmalarda ya da sorunlarda genellikle öfke ikincil bir duygudur. Dış dünyada bizi baskı altına alan olaylarla karşılaştığımızda genellikle ilk duygularımız farklıdır. Öfke bu ilk duygulardan sonra ortaya çıkar. Ancak o kadar yoğundur ki, insan yaşadığı ilk duyguların farkına varamadan yoğun bir biçimde öfke duygularının saldırısına uğrar.

      • Aslında öfkeden önce yaşadığımız duygular bizi öfkeye yöneltir. Örneğin; okul bahçesinde dolaşırken kafamızı bir topun hızla çarpması. Buradaki yaşanan ilk duygu acıdır. Oysa biz bu duygumuzu yaşamayı ve ifade etmeyi atlar, öfkeyle atanın üstüne acıdır. Oysa biz bu duygumuzu yaşamayı ve ifade etmeyi atlar, öfkeyle topu atanın üstüne yürürüz.

      İnsanların Her Zaman Yaşadıkları Bazı Temel Duygular Kolaylıkla Öfkeye Dönüşebilir.

      1. Sevilen birinin ölümü, fiziksel zarar görme, işsizlik gibi Kayıp ve zararlar keder, acı duygularına yol açar.

      2. Suç, savaş, enflasyon gibi tehditler korku, kaygı, güvensizlik duygularına yol açar.

      3. Gereksinimlerimizi karşılarken karşılaştığımız engel ve aksilikler çaresizlik, güçsüzlük ve yetersizlik duygularına yol açar.

      4. Reddedilme ya da İtilmişlik gibi acı verici yaşantılar değersizlik ya da hiçlik duygularının doğmasına neden olur. İşte bu temel duygular kolaylıkla öfkeye dönüşebilir. Ancak doğal olan ve yaşamın her anında karşılanabilecek bu gibi durumlarda her insanın tepkisi farklı olabilmektedir. Bazı kişilerde bu duygular hiç öfke yaratmazken bazılarında öfke duygularına yol açar ya da bazı kişiler öfkelerini kontrol ederken bazıları öfke patlamaları yaşarlar.

      ÖFKE DUYGUSUYLA BİRLİKTE YAŞANANLAR

      *    Öfke tepkisine bazen bireyin içsel yaşantıları bazen de dış dünyadaki bir durum olabilir. Bireyin içsel yaşantılarının neden olduğu öfkeyi kontrol edebilmesi oldukça güçtür.

      Bu içsel yaşantılar neler olabilir:

      1. Gerçek ya da hayali suçluluk duyguları

      2. Çaresizlik duyguları

      3. Gerçekçi olmayan beklentiler

      4. Yaşamak için belirli bir amacın olmaması

      Böylesi bireyin içsel yaşantılarından kaynaklanan tepkilerinin yanı sıra dünyada yer alan durumlara olaylara yaşantılara gösterilen öfke tepkileri de söz konusudur. Öfke tepkilerinin iç nedenlerden mi, dış nedenlerden mi kaynaklandığının saptanması bu duygular üzerinde denetim sağlanmasında önemli olmaktadır.

      * Öfke tepkilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte birçok fizyolojik değişim ortaya çıkar. Bu güçlü fizyolojik uyarılma insan bedenini kavga etmeye ya da kaçmaya hazırlar. Bireyin kalp atışları hızlanır, solunum ve terleme artar ve adrenalin salgılamaya başlanır. Bu tür fizyolojik tepkiler genellikle istem dışı ortaya çıkar ve kontrol edilebilmesi oldukça güçtür.

      * Öfke duyguları bireyin düşünme gücünü ve iletişim kurabilme becerilerini etkisi altına alır.

      * İnsan bedeninin genellikle kavga et ya da kaç komutlarını vermesinin yanı sıra bireyin önünde yine de bazı davranış seçenekleri vardır. Bunlar:

      1. Yaşanan yoğun öfke duygusunun açıkça ifade edilmesi ve tüm şiddetiyle ortaya çıkmasına izin verilmesi.

      2. Öfkenin küserek ifade edilmesi. Öfke yaşayan kişinin tüm öfke duygularını bastırıp içine atması ve ortada hiç de öfke yaşanmasına neden olabilecek bir şey yokmuş gibi davranması.

      3. Bireyin yaşadığı öfke duygularını kabul etmesi ve tüm enerjisini öfkeye yol açan nedenleri bulmaya çalışarak yapıcı çözüm yolları aramaya yöneltmesi.

      4. Öfke duygularını azaltabileceği başararak nedenleri ortadan kaldırıp adil bir çözüne ulaşılabilmesi.

      Bu seçeneklerden ilk ikisi kazan- kaybet mantığı içerir. Olumsuz, sağlıksız, yıkıcı eylemlere yol açarak ilişkilerin kopmasına, şiddetle ya da yeni öfkelerin doğmasına yol açar. Son iki seçenek ise, öfkenin kabul edilebilir bir duygu olduğunu bilerek akıllıca ifade edilebilmesini sağlar. Birey sorunlarını çözerken öğrenir ve gelişir. Buradaki mantık ise kazan- kazan anlayışıdır.

      • Yaşanan öfkenin altındaki nedenler araştırılırken “zaman kazan” anlayış bir ilk yardım tekniğidir. Öfke yaşanmaya başlandığındaki ilk dakikalar çok önemlidir ve bu süre akıllıca kullanılır ise duygular kontrol altına alınabilir ve sağlıklı çözüm yolları kullanılabilir.