davranış değiştirme yöntemleri ve sosyal beceriler

Dr. Bengü DİLAVER

            Davranış defisiti eğitimi her hangi bir okul ortamındaki prensiplerden fazla bir farklılık göstermez. Bunun yanında davranış terapistleri akademik yeteneklerden çok,sosyal davranış defisitleri üzerinde yoğunlaşırlar. Kendine güven temini, genel sosyal yetenek, iletişim yeteneği, problem çözme kabiliyeti gelişimi eğitimi sosyal yetenek eğitiminin varyantlarıdır.

            Girişimcilik (Kendine güven temini) eğitimi

            Kendine güven temini eğitimi sosyal anksiyetenin tedavisini anlatmak amacıyla kullanılmıştır. 1970 yılında ilk kez yayınlandığından beri kendine güven temini eğitimi popüler medyayı da işgal etmiş ve kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir. Kendine güven aşağıdaki şekilde tarif edilmektedir;

            Girişimci (Asertif) davranış biçimi, kişinin kendi ilgi alanı içinde davranışlarını kendi adına sergilemek üzere, aşırı bir anksiyete yaşamadan, düşüncelerini dürüstçe ve rahat bir biçimde ortaya koyabilmesi, ve diğer kişilerin haklarını çiğnemeden kişisel haklarını kullanabilmesidir.

            Her ne kadar yukarıdaki tanımdaki “kişinin kendi adına” ibaresi agresif davranış biçimini de içeriyor gibi gözükse de, gerçekte agresif davranış diğerlerinin haklarını kısıtlarken, girişimci (asertif) davranış bir kooperasyon ruhu taşımaktadır.

            Zorlayıcı arkadaş veya akrabalar için, ısrarlı satıcılar veya bozuk çıkan bir ürünü geri almak istemeyen yetkili karşısında bir sınır koyma gibi durumlar girişimci (asertif) davranış biçimi için sık yaşanan örneklerdir. İlk girişimci (asertivite) eğitim programları davranış biçimlerini asertif ve non-asertif olarak tanımlamaktaydı. Örneğin kişiler, bir süper market kasa bekleme kuyruğunda önlerine geçerek sıralarını alan bir kişiye karşı asertif davranış göstermeleri için yüreklendirilir. Fakat şimdilerde ise ağırlık daha çok hangi koşullar altında asertif davranışın nasıl olması gerektiği şekline yönelmiştir.

            Sosyal yeteneklerin geliştirilmesi eğitimi(Sosyal Beceri Eğitimi)

            Çocuklar bir takım sosyal yetenekleri öğrenmekte, bunlardaki defisitler ise akranlarına göre daha zor durumda kalmalarına yol açmaktadır. Tablo-30.2-5’te impulsif bozuklukları ve öğrenme güçlüğü olan çocuklarda görülen sosyal yetenek eksiklikleri gösterilmiştir. Sosyal yetenekler, ebeveynler tarafından çocuğun gün boyunca yaşadığı problemli durumların gözden geçirilmesi sayesinde daha iyiye yönlendirilebilir. Bir takım antrenörü gibi düşünüldüğünde, ebeveyn tartışarak daha iyi alternatif davranış biçimleri üretebilir. Bazı durumlarda sosyal yetenek geliştirme eğitimi grupları da göz önünde tutulmalıdır.

            Sosyal yetenekler kazanıldığı gibi, şizofreni gibi durumlarda, kaybedilmeleri de mümkündür. Şizofreninin negatif esas bulgularından biri sosyal yeteneklerin kaybolmasıdır.

            Şizofrenik hastalardaki davranışsal eksiklikler girişimci (asertif) davranış biçimi kaybının da ötesindedir. Bu tür hastalar hem yetersiz ekspresif (ifadesel) davranışlar hem de sosyal davranışlarında uygunsuz stimulus (etki) kontrolü içindedirler. Benzer olarak, depresyondaki hastalar da sosyal yeteneklerdeki azalma nedeniyle sosyal destek eksikliği içindedirler ve sosyal yeteneklerin geliştirilmesi eğitimi, tedavilerinde etkili olabilir. Sosyal fobisi olan hastalarda da adolesan çağındaki sosyal yeteneklerin eksikliği mevcuttur.

            Şizofreni tedavisindeki sosyal yeteneklerin geliştirilmesi programı, karşılıklı konuşma, çatışmadan kurtulma, kendine güven, toplum içinde yaşama, arkadaşlık ve randevu,çalışma ve tatil yapma, ilaç kullanabilme yetenekleri geliştirilmesi gibi alanları kapsamaktadır. Bu yeteneklerin her birinin çeşitli komponentleri mevcuttur. Talepte bulunma, talebi geri çevirme, şikayetçi olma, şikayetlere yanıt verme, rahatsızlığını bildirme, bilgi isteme, özür dileme, korktuğunu belli etme, alkol ve illegal ilaç kullanımını reddetme gibi davranış biçimleri girişimci (asertif) yeteneklere örnek teşkil eder. Her bir komponent aşamalar içerir. Örneğin çatışma ile başa çıkabilme, tartışma, uzlaşma, nazik uyuşmazlık, gerçek olmayan suçlamalara yanıt verebilme, aşırı stresten uzaklaşma gibi durumları kapsar. Çatışma ile başa çıkabilme yeteneği örneğin bir arkadaşıyla sinemaya gitme kararı verilmesi ve seçimlerinin iki değişik film olması gibi durumlarda kullanılabilir.

            Tartışma ve uzlaşma aşağıdaki aşamaları içerir;

  1. kendi tarzının açıklanması
  2. diğer kişinin kendini ifadesi
  3. diğer kişinin ifadesinin tekrarlanması
  4. bir uzlaşma önerisi

            İletişim yeteneklerinin geliştirilmesi eğitimi

            Mental sağlık profesyonellerinin görüşme teknikleri için aldıkları eğitim kursları iletişim yeteneklerinin geliştirilmesi eğitiminin örnekleridir. Özetleme, yansıtma, tasdikleme, “ben” ifadesinin kullanılması ve göz kontağı gibi iletişim yetenekleri evlilik terapisinde kullanılmaktadır. Fakat son zamanlarda yapılmış olan prospektif bir çalışmada, bu tür iletişim paternlerinin evliliğin mutluluğu ve geleceği için koruyucu değeri olmadığını göstermiştir. Bunun yanında, erkeğin eşi üzerindeki gücünden vazgeçmesi, kadının olaylara espritüel yaklaşabilme kabiliyeti ve erkeğe feedback sağlayabilmesi daha koruyucu faktörler olarak bulunmuştur.

           Hasta-doktor iletişimi

            Doktorun hastası ile olan iletişim paterni her zaman için yüksek sosyal yetenek derecesi olarak sınıflandırılamaz. Bu, hastanın sağlık sorununun iyileşme göstermediği ve hastanın şikayetlerine devam ettiği durumlarda geçerli olabilir. Düşük düzeyli iletişim ve kötü tedavi hastayı eşit düzeyde malpraktis fikri oluşturur. Bu yüzden doktorun iletişim yeteneklerinin geliştirilmesi çalışmaları devam etmektedir.

            Yakın zamanda yapılmış olan bir çalışmada iç hastalıkları asistanlarının bu tür yetenekleri, bir buçuk günlük bir workshop, altı küçük grup oturumu, altı bire-bir oturum sonunda (yaklaşık 6-8 aylık bir periyod içinde) kazanabildiğini göstermiştir. Asistanlara hasta ile karşılaşmada selamlaşma, hastayı bilgilendirme, hastanın duygulanımsal durumlarına karşı tavır, konsültasyonların amacı hakkında bilgi verme usulleri öğretilmiştir. Görüşme sürecinde formal başlangıçtan sonra görüşmede kat edilecek ilerleme ve düzeyin zamanlaması öğretilmiştir. Asistanlara tetkik sonuçlarının, öngörülen tanılar, etioloji, tedavi seçenekleri ve prognoz konusunda detaylı açıklama yapılması bu süreç içinde de hastanın emosyonel durumuna karşı hassas kalınması konusunda eğitim verilmiştir.

           Ebeveyn-çocuk iletişimi          

           Özellikle yönelim ve dikkat problemi olan çocuklarda ebeveynler tarafından ortaya konan bazı istekler uyumsuzluk ile karşılanır. Tablo-30.2-6’da çoklu, belirsiz, soru içeren tekrarlayan ve uzun bir süre uyum gerektiren komutlar gibi bu türden istekler gösterilmiştir.

            Etkili komutlar verebilmek çocuğun dikkatini çekebilmeyi gerektirir. Ebeveynin ses tonu natürel fakat genelden hafifçe yüksek olmalıdır. Pozitif bir ses tonu negatif bir ses tonundan daha etkili olacaktır. Komutlar birkaç adımı aşmamalıdır. Aynı komut tekrarlayan biçimde verilmemeli, ebeveyn uyum ve uyumsuzluk için zamanı iyi ayarlamalıdır.

           Problem çözme

            Problem çözme tekniklerinin öğrenilmesi sosyal fobili, genel anksiyete bozukluğu, depresyonda olan hastalar gibi bir çok psikiyatrik hastalar için faydalıdır. Bu diyalektik davranış ve davranışsal evlilik terapilerinin temellerinden biridir. Problemler değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak sınıflandırılır. Değiştirilemez problemler doğal felaketler ve sosyoekonomik çöküntüler gibi bireyin elinde olmayan durumları kapsar. Problem çözme sözlü olarak yeni davranış biçimleri üreterek değişik olasılıklara ulaşmayı içeren sistematik bir yoldur. Aşağıdaki aşamaları içerir;

1.      Problem oriyentasyonu. Hastalara, iyi problem çözücüler için problemlerin tehlikelerden çok meydan okumaları içerdiği öğretilir. Kısa zamanda bir çözüm bulunamasa da vazgeçilmemesi gerektiği ve problem çözmenin zaman ve efor alabileceği fark ettirilir. Problem çözme tekniğinin ilk aşamasında sorunun ve çözümlerinin topluluk önünde tartışılması vardır. Hastalar, bir günlük tutmaları ve karşılaşılan problemlerden bazılarının detaylı analizi için çalışılmaları ile görevlendirilir.

2.      Problem tanımlaması ve formülasyonu. Problem, ne olduğu, ne zaman ve nerede olduğu, kimlerin karıştığı, ne tür duygulanımların oluştuğu, ne ölçüde distrese yol açtığı gibi davranışsal detaylarıyla tanımlanır. Problemler istenmeyen kişisel etkilenimlerden çok davranışsal anlamda tanımlanır. Problemi çözmede yaşanan öncü sorunlar tekrar gözden geçirilir.

3.      Alternatif çözümlerin üretimi. Hasta çeşitli potansiyel çözümler için beyin fırtınası yapar. Örneğin, hastadan en az beş potansiyel çözüm bulması istenir. Önerilen çözümler aynı temanın veya daha önce üzerinde çalışılmış olanların varyasyonları olmamalıdır. Bu süreçte daha sonra yargılama ve çok çeşitli ilkeler yol gösterici olarak kullanılır. Eğer problem değiştirilebilir değil ise, çözümler daha çok duygulanımsal bağlamda ele alınır. Bunlar, anksiyete veya distresi modifiye etmeye veya kabullenmelere yönelik girişimleri içeren davranışlar teknikleridir.

4.      Çözüm hakkında karar verme. Soruna spesifik bir çözüm kararı verebilmek için elde yeterli veri olup olmadığı belirlenir. Eğer mevcut ise, liste uygunsuz durumlar için dikkatlice gözden geçirilir. Hastanın her bir çözüm türü için kısa ve uzun dönemde beklentilerini ortaya koyması istenir.

5.      Çözümün gerçekleştirilmesi ve sınanması. Seçilen yaklaşım için gerekli eylemler, engelleri ve uygulama zorluklarıyla birlikte listelenir. Liste yapma ve kendini izleme katılımı artırır. Önemli yerlere hatırlatıcı notlar koymak gibi çevresel değişiklikler yapılması da çözüme katkıda bulunur.

      Bilişsel becerilerin öğretildiği ve hatalı bilişsel süreçleri düzelten yaklaşımlar arasında sıkça ayrım yapılır.Bilişsel becerilerin öğretildiği durumda ,uygunsuz davranış ve duygulanımın,bazı bilişsel süreçlerin varolmamasından kaynaklandığı varsayılarak,müdahaleler esnasında bazı beceriler öğretilir.Bu amaçla en sık kullanılan teknik problem çözme beceri eğitimidir.Bilişsel-davranışçı terapist,çocuk ve ailenin güçlüğünü bir hastalık veya aile ortamının kaçınılmaz sonucu olarak görmez,çözülmesi gereken bir problem olarak görür.  

      Çocukları Kullandıkları Problem Çözme Becerileri:

Spivack,platt ve Shure 1976 yılında çocuklarda kişiler arası bilişsel problem çözme becerilerini tanımlamışlardır.  Araştırmaların sonucunda,patolojik ve normal örneklemii birbirinden tutarlı olarak ayırabilen bazı beceriler olduğu ortaya çıkmıştır.Sosyal problemleri çözmede kullanılan bu beceriler 1-Alternatif çözüm düşünmedir.Bu beceri,araştırmacılar tarafından çocuğun belli bir problemi çözmek üzere geliştirdiği farklı çözümler olarak tanımlanır.2-Sonucu dikkate alan  düşünme:Kendi davranışının yol açacağı sosyal sonuçları yordayabilme becerisi olarak tanımlanır.

       Uyum problemi olan çocukların,bazı sosyal problem çözme süreçleri açısından normallerden farklı olduklarını gösteren birçok araştırma bulunmaktadır.Dodge ve Frame saldırgan erkek çocukların,normal çocuklara göre sosyal bilişsel yanlışlıkları ve beceri eksiklikleri gösterdiklerini bulurken,Hains ve Ryan, suç işlemiş ergenlerin sosyal problem çözmenin farklı yönlerini dikkate alırken ayrıntıya daha az odaklandıklarını ve kısa sürede yetersiz verilerden temellenen yargılara vardıklarını bulmuştur.Branswell ve Kendall özellikle dikkat ve dürtü kontrolü eksikliği,hiperaktivite ve antisosyal davranışlar gibi dışa vurulan bozukluklarda problem çözme beceri eğitimi kullanımının uygunluğu savunulmaktadır..Problem çözme eğitimi özellikle uygunsuz duygulanımı ve mantıksız inançları olmayan çocuklarda yararlı olacaktır.

     Çocuklarda Sık Kullanılan Problem Çözme Beceri Ölçekleri:

Tematik Algılama Testi (TAT): Bu test 3-10 yaş gurubuna ve birde ergenlere uygulanan iki farklı şekildedir.Terapist hikayede bir problem durumu ortaya çıktığında,çocuğa problemi çözmek için düşündüğü çözümleri sorar.Çocuğun tepkilerinden,alternatif çözüm düşünme derecesi ile ilgili bilgi edinebilir.Sonucu dikkate alan düşünme becerisi ise hikayedeki kişiler birbiriyle iletişime geçtiğinde değerlendirilebilir.Terapist çocuktan diğerlerinin tepkilerini tahmin etmesini isterken,çocuğun kendi davranışlarının sonuçlarını yordayabilme becerisini değerlendirir.

Okul Öncesi Çocuklar İçin Kişiler Arası Problem Çözme Envanteri:En sık kullanılan

Değerlendirme ölçeklerinden biride PIPS dır.1974 de Spivack ve Shure tarafından geliştirilmiştir.PIPS okul öncesi çocukların kişiler arası problemlere getirdikleri alternatif düşünme becerisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.Çocuğa resimlerle hikayeler aktarılır ve hikaye içindeki ikilemlere ilişkin mümkün olduğunca çok sayıda çözüm üretmesi istenir.PIPS’ın yeni düzenlenmiş hali olan Sosyal Problem Çözme Testi anaokulu ve 1.sınıf öğrencilerine uygulanır.Her çocuğa içinde başkasına ait olan bir oyuncakla oynamak isteyen karaktere ilişkin durumların olduğu 5 hikaye anlatılır ve çocuğa istediği oyuncağa ulaşmak için ne yapacağı yada ne söyleyeceği sorulur.Çocuğun ürettiği cevaplara ek olarak ‘bu söylediğin olmazsa başka ne yapar yada söylersin ‘ gibi sorular sorulur ve diğer tepkileri teşvik eder.Bu test çözümleri nitelik ve nicelik yönünden değerlendirir.

Daha Sonra Ne Oldu Oyunu:Bu oyunda çocuğun sonucu dikkate alan düşünme becerisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Değerlendirici,çocuktan başlanmış bir hikayeyi bitirmesini ister.Tanımlayabildiği farklı sonuçların sayısı önemlidir.

Problem Çözme Sonucuna Götüren Yollar Envanteri:Çocuktan başlangıcı ve sonu verilmiş hikayede,ortadaki problem durumunu tamamlaması istenir.Zamanı kullanması,ürettiği sonuç ve çözüm sayıları vs önemlidir.

Purdue İlkokul Çocukları İçin Problem Çözme Envanteri:(PEPSI)Gerçek yaşama ilişkin belirli problem durumlarının resmedildiği 49 kartondan oluşur.Çocuğa resmi gösterirken,yönergeler,problemin tanımı ve alternatifler dinletilir ve çocuktan seçtiği alternatifleri işaretlemesi istenir.

Çatışma Durumu İçin Problem Çözme Ölçeği:Özellikle saldırgan veya davranım bozukluğu olan ergenlerde üretilen çözümlerin niteliği ve niceliğini değerlendirmektedir.

     Çocuklarda Problem Çözme Beceri Eğitiminin İçeriği

      Çocuklarda problem çözme beceri eğitiminin içeriği,çocuğa problem durumun varlığını ve alternatif tepkileri tanımlamayı,alternatiflerin sonuçlarını yordamayı ve en başarılı sonucu verecek çözümü seçmeyi öğretmektir.Bu amaçla oluşturulmuş programlar arasında en sık kullanılan Spivack ve Shuren 1974 de ,okul öncesi çocuklar için geliştirdikleri programdır.On haftalık programda ,birçok sosyal çatışma durumu,hikaye,oyun,rol yapma yöntemiyle canlandırılır.Çocuktan önce problemi tanımlaması,alternatif çözümleri üretmesi ve olası sonuçları yordaması,daha sonrada uygun çözümü uygulaması istenir ve geribildirim verilir.1974 de Robin ve Schneider tarafından ‘kaplumbağa tekniği’ geliştirilmiş,Camp ve Bash de ‘yüksek sesle düşün’ tekniğini geliştirmiştir.

Problem çözme eğitimi 1-Okul ortamında 2-Klinik ortamda uygulanmıştır.

Okul Ortamında Uygulananlar: Spivack ve Shure tarafından geliştirilen problem çözme eğitim programı,yapılandırılmış gündelik aktivite ve tartışmaları içeren bir program şeklinde,okul öncesi çocuklara öğretmenleri tarafından günde 25-30 dakikalık ders ve oyun yoluyla öğretilmiş.Çocuklara öncelikle problem çözmenin öncülü olduğu düşünülen aynı-farklı,eğer-sonra,gibi kavramlar ve temel duygular(mutlu,kızgın,üzgün) tanımlama becerileri kazandırılmış.Programın sonraki kısmında kurgusal ve gerçek kişiler arası problem durumlara ilişkin sadece çözümleri sıralama,sadece sonuçları sıralama ve belirli çözümlerle belirli sonuçları eşleştirme alıştırmaları yapılmış.Program sonunda eğitim almış çocukların almamış olan kontrol gurubuyla karşılaştırıldığında alternatif oluşturma ve sonucu dikkate alan düşünme becerileri açısından anlamlı düzeyde gelişme gösterdikleri bulunmuştur.

       Çocuklarda sıklıkla karşılaşılan problemlerden biri de arkadaşlık kuramamadır ve bu durumda sosyal beceri eğitim programlarının,problem çözme eğitim programlarının bir bileşeni olarak kullanılması önerilmektedir.Sosyal beceri eğitim programlarının dayandığı temel sayıltı,popüler olmayan çocukların kişiler arası uygun ilişkileri kurmak ve sürdürmek için gerekli bilgi ve becerilerden yoksun olduklarıdır.Eğitimle bu becerilerin kazandırılması amaçlanmaktadır.

     Öncelikle guruplara katılmak gibi sosyal bir beceri,çocuğa öğretilebilecek şekilde ayrı ve anlaşılabilir parçalara bölünür.Daha sonra becerinin uygulanabileceği rol yapma tekniği kullanılarak çocuğa çeşitli yollar gösterilir.Örneğin,çocuk oyun oynayan bir guruba katılmakta zorluk çekiyorsa,rol yapma sırasında benzer bir senaryo kullanılarak alternatifler tartışılarak yapıcı geribildirim ve sosyal ödüller verilir.

      Oden ve Asher 1977 de 3.ve 4. sınıftaki sosyal olarak yalnız çocukları sosyal beceriler açısından üç aşamalı bir programla yönlendirmişlerdir.İlk aşamada arkadaş edinmeye yönelik sosyal beceri yönergeleri verilmiştir.İkinci olarak edinilen sosyal becerileri denemek üzere çocuk,yaşıtlarıyla oyun ortamlarına yönlendirilmiştir.Son olarak,yönlendirmenin etkinliğini değerlendirmek üzere gözden geçirme oturumları yapılmıştır.Son olarak Yönlendirmenin etkinliğini değerlendirmek üzere gözden geçirme oturumları yapılmıştır.Çalışma sonunda,eğitim verdikleri çocukların,eğitim sonrası arkadaşları arasında başlangıç değerlendirmesine göre sosyometrik ölçümlerde daha fazla kabuk gördükleri bildirilmiştir.Aileler Çocukların oyuna ortamlarına katılımlarında artış olduğunu bildirilmiştir.

      Bierman ve Furman 1984 de arkadaşları tarafından sevilmeyen 5. ve 6. sınıf öğrencisi 56 çocukta sosyal beceri eğitiminin etkinliğine ilişkin bir çalışma yapmıştır.Çocuklara dört tedavi koşulundan biri uygulanmıştır.1-Konuşma becerisi eğitimi (kendini ifade etme,soru sorma,fikir verme ve davet etme alanlarında) 2-Yönlendiren gurup yaşantısı koşulu 3-Konuşma beceri eğitimiyle yönlendiren gurup yaşantısı 4-Tedavi verilmeyen kontrol gurubu. Konuşma eğitiminin, beceri kazanımını kolaylaştırdığı ve sosyal etkileşimi arttırdığı gözlenirken,konuşma eğitimi almaksızın sadece gurup yaşantısı koşulunda olan çocukların,arkadaşları arasında kabulün arttığı,ancak konuşma becerilerinde bir değişiklik olmadığı gözlenmiştir.Konuşma beceri eğitimi ve gurup yaşantısının birlikte olduğu koşulda ise anlamlı gelişmeler arkadaş gurubu,aile ve öğretmenler tarafından bildirilmiştir.

Klinik Ortamda Uygulamalar:Sarason ,suç işlemiş hastanede yatan hastalara model olma ve rol yapma tekniklerini kullanarak problem çözme beceri eğitimi vermiştir.Eğitim alan suç işlemiş çocukların hastane personeli değerlendirmelerinde daha uyumlu değerlendirildikleri ve uyum davranışının arttığı bulunmuştur.

  Sonuç olarak sosyal problem çözme eğitiminin,günümüzde birçok entegre tedavi yaklaşımının önemli bir bileşeni olduğu görülmektedir.Her ne kadar çocuklukta kullanılan eksik veya çarpıtılmış problem çözme becerilerinin,yetişkinlikte görülen psikopatolojilerdeki rolüne ilişkin kaynaklara ulaşılamamışsa da bu boyutun önemli olduğu düşünülmektedir.Gerek çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi,gerekse yetişkinlikte karşılaşabileceği çeşitli bozukluklar açısından,verilen eğitimin önleyici bir yaklaşım rolü de olabileceği düşünülmektedir.Böylesi bulguların varlığında,problem çözme beceri eğitimi,’kriz müdahale’ olmak yerine okul öncesi eğitimin parçası olarak ilgili uzmanlar ve öğretmenler tarafından kullanılabilecek bir teknik olacaktır. Antisosyal davranışları,aşırı hareketliliği veya dürtü kontrolü eksikliği nedeniyle sosyal pekiştireçlerden mahrum kalan çocuklarda,verilen eğitimle birlikte sosyal kabuk ve pekiştirmenin artacağı, dolayısıyla endişe, çökkünlük gibi belirtilerin azalacağı varsayılmaktadır.ancak,bu varsayımın yapılacak çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.  

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !